Pazartesi, Aralık 09, 2002

12 de uykumun geldiği ve sekizde uyanabildiğim günleri özledim.
verilen bi karar nasıl bozulur bu gün onu öğrendik. ayrıca sichuan usulü tavuk nefizdi. noodle da ööle. gümüş suyundaki çin yemekçisi, hani şu beşiktaş dolmuşlarının ordan gidilen, porsiyonlarını büyütmüş nefiz olmuş.
avşarın odasını yabdık. ööle güsel oldu ki. çok kıskandım ben. odam çok çirkin nedense. bende çirkinim sivilcem var.
the person who not be named in kim olduğunu çok merak ediyorum.
dudaklarım çatladı feci. ayrıca artık benim nargilem var evimde içebilirim. o kadar güzelki. benim nargilem. o benim nargilem.
bu hafta beni kimse aramamış bulmamış çok fena.

Pazar, Aralık 08, 2002

raflarda eskimiş kitaplar vardı. artık yaşamsal değeri bulunmayan kitaplar. onların geçerliliğini kaybettiğini hissettiğimde rafların arkasında kalan ve işime yarayacak kitapları ortaya çıkartmam gerekti. bunun tek yolu da hepsini raftan indirmemdi. hepsini indirdim raftan. şimd, yerler kitap dolu. bi sürü kitap. okunmuş, hiç okunmamış, hiç okumasaymış keşke bi sürü kitap. o kadar dağınık ki ortalık, hangi kitap ön sıraya hangisi arka sıraya konmalı bilmiorum. herhangi bi sorun çıktığında bakmam gereken kitaplar nerede bilemiorum. yaşama yöntemimi kaybettim.
gece 5 e kadar çeviri yaptım. slında çeviri kısmı yarım saat sürdü ama tme code lar o kadar tuttu. şimdi sabahın sekizinde kalktım hala time code yazıorum. bayram tatillerinin berbat geçtiği konusunda hem fikiris ama benimki uzun zaman sonra efsane olmayı başardı kendi çapında.
dev bir şırıngayla içimi boşaltmışlar gibi.

Çarşamba, Aralık 04, 2002

gözlerim ters döndü..
timecod yazmak ömür törpüsüynüş yahu.
tabi ki işteyim.
hayat amacımı yiyip yiyip şişmek, lezzetli yemeklerin verdiği zevkle kendimden geçmek ve aldığım kiloları sevmek olarak belirledim. yaşasın kilolar ve onlara sebep olan yağ hücreleri! yaşasın tunç un aldığı eti puflar ve onlaır yiycek olduğum gerçeği! yaşasın özgürlük!
sabahtan beri uyanamamış bir frontal loba sahibim. algılıorum ama yorumlıamıorum hiç bişeyi.
ersoy aradı! fethiye ye geçmiş. benim ekşi olduğum günleri bulup beni arayabilmesi ne kadar güzel. askerdeyken bile.

Pazartesi, Aralık 02, 2002

friend testimi yapan insanların bi kısmının kim olduunu annaybiliorum. ama bi kısım isim vermio. ya da anlaşılmaz şeyler verio. aynı şey dream book içinde geçerli. nie böle yabıosunus ki paranoyadan ölüorum sona ben.
sanırım gerçekten de biribimizin hayatında olmamızın bir sebebi var, bu zamanda ve bu şekilde yeniden karşılaşıp böyle bir hal almamızın. benmim çağrının hayatında nası bi rolüm olucak bilmiorum. ama sanırım o kendi rölünü oynamaya başladı çoktan.
dün gece çağrıyla konuştuktan sonra kendimi çok tuhaf hissettim. son bi senedir yaşamı kaldırmamı sağlayan şeyi kaldırıp çöpe attı. kendime denize düşüp can simidine sarıldığını sanmış ama bu kadar zaman sonra o sarıldığı can simidinin dana gibi bi yılan olduğunu farkettii için panie kapılmış biri gibi hissediyorum. artık yılan olduğunu biliorum. ona sarılamam. ama neye sarılacağımı bilmiyorum da.

Pazar, Aralık 01, 2002

yasemin nası demek istemedi acaba annamadım ki hiç?
maviyi anlarsın denizi anlarsın mavi denizi zor anlarsın yazıp beni bulmuşlar hem de tam bu şiiri sözlüğe entry girdiim günlerde. ve de burcu kaya aratıp ben,i bulmuşlar. bu biraz ürpertici işte.