Perşembe, Ocak 30, 2003
akrep ve semender. 11.30 da başladım. gece dörtte bitti. başta deli gibi rüzgar vardı, fırtına, sonra yağmur başladı. tam kitbaın en heyecanlı yerlerinde elektirkler gitti, mumla devam ettim. sonra elektirikler geldi. gelmese hayatta uyuyamasdım zaten korktum. sonra bitti. yattım. rüzgar kesilmişti ama aydınlığın plastik tavanına çarpan yağmur ninni gibiydi kulaklarımda.
Çarşamba, Ocak 29, 2003
sinek vale dedi ki:
yaralarımı kanatacak kadar güzeldin. o kadar ki, üstümdeki zırhı çıkartmak istedim yanında, alevine dokunmak istedim. ortaya koyacak güneş ve ay var, yıldızlar var eğer bu bir kumarsa. Can çekişen benim ruhum gözlerinin içinde. Senin rüzgarınsa sert esiyor. O kadar güzeldin ki, baş ucuna sadece kendimi bıraktım sen bir telaş çekip giderken.
yaralarımı kanatacak kadar güzeldin. o kadar ki, üstümdeki zırhı çıkartmak istedim yanında, alevine dokunmak istedim. ortaya koyacak güneş ve ay var, yıldızlar var eğer bu bir kumarsa. Can çekişen benim ruhum gözlerinin içinde. Senin rüzgarınsa sert esiyor. O kadar güzeldin ki, baş ucuna sadece kendimi bıraktım sen bir telaş çekip giderken.
Maça kızı dedi ki:
Her anın ağırlığını taşımak - ruhum bedenime dar geliyor. Takılıp düşen sözlerim. İçim ağlamak istiyor... Sen beni kaybettin, ben çocukluğumu. İçime oturan bir acı; bakışlarımdan sızan, gülümsememe kazınan. Ateşle bağladın kanatlarımı vücuduma - uçup gitmeye cesaret etmem gerek artık.
Her anın ağırlığını taşımak - ruhum bedenime dar geliyor. Takılıp düşen sözlerim. İçim ağlamak istiyor... Sen beni kaybettin, ben çocukluğumu. İçime oturan bir acı; bakışlarımdan sızan, gülümsememe kazınan. Ateşle bağladın kanatlarımı vücuduma - uçup gitmeye cesaret etmem gerek artık.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)