Cuma, Ocak 31, 2003

Perşembe, Ocak 30, 2003

gökçe gelemedi, yarına yetiştirmem gereken işim var, belim ve sırtım korkunç ağrıo ve tansiyonum düştü. başım dönüp duruo. ölücem galiba.
ortalamam 2.48. 3 sınıfın ilk döneminin sonunda bıraktığım hale döndüm.
akşam gökçe bize gelicek. uzun bi aradan sonra ona tatlı yapıcam. naaptın bu gün dedi dün arayıp. odamı topladım dedim. o-ow, yarın sana geliyorum o zaman dedi. beni tanıyan insanlar olması ne güsel hayatımda.
eski defter buldum bi tane, hatıra defteri gibi ama tam diil. herkes aynı şeyi yazmış: yüzünden gülümsemesi eksik olmayan, pozitif, neşeli insan.
çok yakından tanıyan 2 kişi de aynı şeyi yazmış: senin içinde bir soru işareti var. umarım hem sorusunu hem cevabını bulursun.
ersan işe gelirken çilek almış!!!
4,5 saatlik maratonun ardından uyuyunca tabi kibütün gece -yani kalan 4 saatte rüyamda kitapla uğraştım.
akrep ve semender. 11.30 da başladım. gece dörtte bitti. başta deli gibi rüzgar vardı, fırtına, sonra yağmur başladı. tam kitbaın en heyecanlı yerlerinde elektirkler gitti, mumla devam ettim. sonra elektirikler geldi. gelmese hayatta uyuyamasdım zaten korktum. sonra bitti. yattım. rüzgar kesilmişti ama aydınlığın plastik tavanına çarpan yağmur ninni gibiydi kulaklarımda.
travesti ve spss (bkz. statistics program for social sciences) aramışlar.

Çarşamba, Ocak 29, 2003

sözler ortaya döküldü ve söylenmiş ve söylenmeyen ayırt edilemiyor artık.
Cuanda amor no es locura, no es amor.
sana oyun oynamıorum yasecim. cidden söylediğim gibi düşünüyorum.
bu nu da ben yazmadım. ama benim yaşadığım şeyler üzerine, beni düşünerek yazdı, benim için sonsuz güzel biri.
kupa as dedi ki:
kendi varlığını taşımanın en kolay yolu bir başkasını ortak etmek mi ona? Sürüklediğim yaşamlar ardımda, ayaklarımı sürümek için henüz çok erken. Uçmayı öğrenmem gerek. Aradığım bir pusulaysa çoktan buldum onu. Peki ben nereye gitmek istiyorum?
sinek vale dedi ki:
yaralarımı kanatacak kadar güzeldin. o kadar ki, üstümdeki zırhı çıkartmak istedim yanında, alevine dokunmak istedim. ortaya koyacak güneş ve ay var, yıldızlar var eğer bu bir kumarsa. Can çekişen benim ruhum gözlerinin içinde. Senin rüzgarınsa sert esiyor. O kadar güzeldin ki, baş ucuna sadece kendimi bıraktım sen bir telaş çekip giderken.
Maça kızı dedi ki:
Her anın ağırlığını taşımak - ruhum bedenime dar geliyor. Takılıp düşen sözlerim. İçim ağlamak istiyor... Sen beni kaybettin, ben çocukluğumu. İçime oturan bir acı; bakışlarımdan sızan, gülümsememe kazınan. Ateşle bağladın kanatlarımı vücuduma - uçup gitmeye cesaret etmem gerek artık.
iyi ki sustum.
tayfun polat.
ama bu gün ben gibi. biraz.
hem şiir yazana değil ihtiyacı olana ait değil miydi?
iyi ki sustun.
her an her şey , bazı anlarda
ol(ama)z.