Çarşamba, Temmuz 28, 2004

Bir süre de böyle duralım bakalım. sevimli oldu bence. siz ne dersiniz?
aslında önce saatlerce blogskins de bişiler aradım buldum ama olmadı. öle işte

Cuma, Temmuz 16, 2004

biraz karman çorman oldu evet biliorum ama napiim dolup taşmışım işte.
bak nilim geldi ne güzel, özlem bitti. prag fatihi yorgun savaşçı sinema manyağı yurda döndü. sevenlerine hayırlı olsun diorum.
bi de çağrıyı çok özledim. zonguldakta koreli yavrucakları gezdirmesi bitse de gelse artık. ayıp denen bişe var.
muhteşem bitirme ödevi yabıorus bi de.
bide son iki haftasonudur çok eğlendim çok güsel geçti çok mutlu oldum ben.
ayrıca övünmek gibi olmasın ama bu sene de efsane bir hediyesi vardı avşar beyefendinin. orda dolaşan ve durup durup beni hediye için tebrik eden tanımadığım arkadaşa teşekkür ediorum ben.
sonra bi de tabi sevgilim iyi ki doğdu. süfer doğum günü partisi vardı kendisinin. avşar gürpınar fotoğraf sergisiyle açılan parti, alp ve duygunun muhteşem tango performansı ile devam etti. ne yazık ki elimizde olmayan sebeplerle dia gösterisi ve lale ve mete performansını sunamadık çok ve pek değerli konuklara ama muhteşem iki dj miz ile, anıl ve eser in çılgın müzikleriyle kendimi affettirdim sanıyorum.
sonuç olarak hepimiz çok eğlendik. ben başta gerginlikten ölüyodum çünkü bizim evden yüklü miktarda para çalınmıştı, annem konversiyon geçirmişti, hazırlamam gereken bir parti ve güzel görünmek istediğim bir sevgilim vardı. ama oldu sanırım.
gelen değerli yorumlar bana bir partide daha başarıya koştuğumuzu söylüyorlar.
gece çılgınca danseden herkese, provalarından çıkıp gelen sabancı grubuna, djlerimize, son dakkada haber verdiğim halde süfer sevimlilikleriyle eğlencemize eğlence katan sayın sumu ve yase hanımlara, provayı satıp parti başından beri bizi yalnız bırakmayan ırmak beye, yorgunluklarına ve sıkıntılarına rağmen güzel yüzlerini bizden esirgemeyen tuğçe ve medi hanımlara, üstün yardımlarından dolayı başak gürpınara, sayın berna göle, ve her zaman onur konuğumuz baş tacımız, canımız kanımız biriciğimiz sarı elbisesiyle başdöndüren pek muhteşem sevgili Nil Kural'a teşekkür etmeyi bir borç bilirim.
oyoyoyoy o kadar çok şey oldu ki yazmayalı...
 
mesela benim sevdiceğim uzun ve hummalı bir çalışmanın ardından süfer şahane bir başarı göstererek istediği master programına alındı.
tasarımcı manyak seni!
bi de öyle senin sayende senin sayende deyişi yok mu, hayır tabi yemek istio insan onu ama sanki beyni saatte 400 km hızla çalışıp yeni yeni fikirler bulan, yetenekle dolup taşan benim. sende o cevher olmasa neye yarar benim psikolojik becerilerim?

Pazar, Haziran 27, 2004

bi sürü iş yaptık azıcık işimiz kaldı. ama ah şu gerzek nato zirvesi olmasaydı bi de var ya süfer olucaktı.
orta yerimdem çatlamak üzereyim. pazar sıkıntısının üstüne bi de yapmamm gereken fotoların olduu cdnin avşarda kalmış olması, ve bir türlü dvx imden ses çıkmaması da eklenince bölr orta yerimden cörtleme isteğiyle doldum. ufffffffff

Salı, Haziran 22, 2004

süfer süfer. bi daha düşündüm de cidden süfer.
avşarcığımın canımın doğum gününe çok az kaldı. süfer planlarım var süfer. yemede yanında yat o derece.
ziyadesiyle yorgunum tatile ihtiyacım var.
denizi uzun zamandır iki gün üstüste görmemiştim. çok özlemişim. ayağı incinmeden yapabilseydik böyle ne güzel olurdu. ama olsun başlangıç olur belki. dimi?

Pazartesi, Haziran 14, 2004

çok fena bi gün. başım ve kulağım ağrıo. sıkılıorum. hani şöle ufacık bi güzellik olsa inandırıcam kendimi düzelicene her şeyin ama yok ki işte üf.

Cuma, Haziran 11, 2004

işin en acıklı tarafı kendimi başına böyle bir olay gelmeyecek bir insan olarak görmemdi sanırım. o yüzden başlangıçta sadece şok olabildim. yani hak vermeye çalışıorum karşı tarafa hatamı bulmaya çalışıyorum sürekli ama yapamıyorum bu defa. kafayı yiycem.
bir insanın bir insanı sevmemesine saygı gösteririm. hatta anlayabilirim bile. ama bazı şeyleri anlayamıyorum işte. insanlara kızamamamın en büyük sebebi bir yerlerden edindiğim empati duygum biliyorum. kızgınlık duymamı engelliyor evet ama bu defa daha çok üzülüyorum.
en kötüsü kızamayıp, ama empati de kuramadan duruma üzülüp, anlayamadığım için kendime kızmak.
anlamadı kimse bişe ama olsun. ben kendime neden kızdığımı buldum.
kep töreni, mezuniyet yemeği. avşar bey de mezun oldular hayırlısıyla. içip yiyip sirtakiş yaparak kutladık mezuniyeti. bildiğimiz iki hareketi kombine ederek yaptığımız dansımızla pek çok kişinin dikkatini çektik ve sirtaki hocasının nerde öğrendiniz diye sormasına neden olduk. avşarı yunan sandılar hatta. güseldi eğlenceliydi. şimdi her yerim ağrıyo ama.

Çarşamba, Haziran 09, 2004