Cuma, Eylül 23, 2005

çaresiz olmak ne kötü şey.
kendim için değil de, başkaları için isterdim bir sihirli değnek.
bazen çok yalnız hissediyorum kendimi. herkes zaten yeterince mutsuz ve huzursuzken kendi sorunlarımı anlatmak istemiyorum kimselere. kimse benim sorunlarımla kirlenmesin istiyorum. anlatsam bile canımı acıtmayan, sıradan günlük olaylar gibi anlatıp geçiştirmeye özen gösteriyorum. ama işte içimde geçiştiremiyorum hiç bir şeyi. sorular ve belirsizlikler, gerginlikler.
susarak çözmek zor bir takım meseleleri.
elimizden -elimden- başka türlüsü gelmiyor ama demek ki.

Cuma, Eylül 09, 2005

geceleri eve dönerken ve ayrılmanın tuhaf acısı her yerimi sarmışken çok yanlış geliyor bu durum bana. daha gitmeden özlüyorum seni sevgili etyen. hiç gitmesen keşke.
ayrıca yaz bitti. 1 eylülü şenliklerle kutladım. mutluyum. zaman zaman eksik hissetsem de mutluıyum. yaz bitti. daha ne olsun?
ben tatile gittim geldim. rockandcoke a gittim geldim.
sarhoşum ben şu an.
rakı içtim geldim.

Salı, Ağustos 02, 2005

Pazartesi, Ağustos 01, 2005

bazen yaptığınız herşey çok anlamsız gelir. boşa kürke çekmiş gibi hissedersiniz senelerce, kendinizi kandırmış, olmayanı var sanmışsınız gibi gelir. omuzlarınız düşer, elleriniz soğur, korkak bir çekirge gelir midenize oturur.
sonra bir şey olur, bir ses gelir uzaktan bir yerden.
amacınıza ulaşamamış olsanız da, bir şekilde birilerinin işine yaradığınızı görürsünüz.

o zaman yeterli ya da yetersiz olmuş olmanızın önemi kalmaz. bir gün bir yerlerde birilerinin rahatlamasına yardımcı olduğunuzu bilmek tarifsiz bir huzur verir.

teşekkürler esra.
önceden 200 derecede ısıtılmış bir fırında orta ateşte ağır ağır pişmekte olan bir pasta hamuruyum ben.

Çarşamba, Temmuz 27, 2005

yeni link var yanda sayın okur. sabancı üniversitesinin en yakışıklı, en çekici ve bir o kadar da kahraman asistanı sayın ırmak sirer başarılarıyla göz doldurduğu blog hayatına tam gaz devam ediyor madem, ben de sizleri ondan mahrum etmiyeyim dedim. kendisi kişiliğine ve cazibesine uygun bir link olan homme fatal ile yanda yerini almış bulunmaktadır. ailecek beğenerek izlemenizi temenni ediorum.
istanbul beni hapsetmiş, eski bir banda kaydetmiş;
istanbul beni kaybetmiş, ilaçlayıp berbat etmiş gibi hissediorum ey okur. bilmiorum anlatabildim mi?
ve fekat yüzlerce binlerce insan bu şarkıyı söylemiş mi söylememiş mi veyahut davul gibi gerilenleri kimler inletmiş pek umrumda değil.
ben ucuucuna iş yetiştirmeye alışmışım çok. başımı kaşıycak vaktim olmamasına. yorgunluktan her yanım sızladığı için uyuyamamaya. bozuyor beni bu durum. minik yeşil cinler beynime parmak atıp oramı buramı ellemekteler. kovamıyorum onları çok sıcak. gitsinler az ötede tepişsinler istiorum. bunu biliorus diolar, sonra bıyık altından gülüp dikenli tabanlarıyla kafamda zıplamaya boğuşmaya devam ediyorlar.
yaz bitsin gitsin artık lütfen. sadece bir ay kaldı evet ama dayanamıyorum artık bu tekdüzeliğe, bu saçma durgunluğa. her günüm birbirinin aynısı. ütü yapıyor ev temizliyorum. arada sevdiceğimle buluşup kendime geliorum ve fakat sayın etyen daha ne kadar dayanabilir bu gün ne yaptın sorularına aldığı sıkıcı cevaplara? yaz tedavülden kaldırılsın istiyorum ben. mayıstan eylüle geçilsin hop die.
uzun yolları özledim. otobüste herkes uyurken, kulağımda müzikle camdan dışarıyı seyrettiğim, kafamdaki düşüncelerin ve anıların sırayla resmi geçit yaptığı, sonra hebsinin birlikte gecenin ilerleyen saatlerinde kendilerini alkole vurup bağırarak ve şımarık şımarık konuşmalarını özledim.
bu hissi yoldan başka hiç bir şey veremez insana. o kalabalığın içindeki mutlak yalnızlığı, hiç bir şey yapamıyor olmayı, her şeyinizin aslında hiç tanımadığınız bir adamın elinde olduğunu bilme hissini.

Cuma, Temmuz 01, 2005

bi de pilav gününe gittim geçen hafta. çok komik geçti. gene lise iki lise son modunda jamshit, ben barış sözen ve hakan takıldık. çok güldüm çok eğlendim.
barışı 35 bin yıldır görmüodum. hakanı da öle ama o hiç değişmemiş. barış acayip değişmiş.
jamshit hep aynı şabalak yavrum benim.
ayrıca haftasonu deniz ankaradan gelio, can almanyadan, etyen, ben, elif deniz, ve daha bi sürü kişi buluşucas. şahane olucak.

ben denizi çok özledim çünküm.
biz tango dersine gidices yarın sevgili etyenle. galata festivali kapsamında 2 saat ücretsiz tango dersi. tangoya başlamak istiorus. bu ön tanıtım pek şahane olucak o yüsden ama bi anda aman allaaam ya ben çok beceriksizsem korkusu düştü içime.
niyeyse.
günlerdir hiç bişe yazmıorum. ayıb bana. ama çok sıkılmıştım bilgisayar başında mıdırdanmaktan. gerçi bilgisayar başında mıdırdanmaya devam ettim ama sevgiliyle konuşmak, efendime söliim arkadaşlara dalaşmak, neopets oynamak gibi bir takım eğlenceli işler içindi. arada blog da ders modlu uğraşmak istenmeyen aktivitiler arasına karışıp güme gitti ama olsun. bizim onla böyle bi ilişkimiz var.
araya giren zaman bir şey değiştirmiyor.

Cuma, Haziran 10, 2005

afşin dün bana senden her partiye bi tane lazım burcucum dedi
:)
I am a party girrll, in a party worrrlld
her temasta yeni bir fotoğraf çıkıyor içimizden. albümler doluyor. beynimin karanlık koridorlarından hayaletler kovalanıyor çakan flaşların ışığı altında.
her dokunuşta bir fotoğraf çekiliyordur belki de başka bir dünyada.

Salı, Haziran 07, 2005