Cumartesi, Ocak 18, 2003

odamı atmak istiyorum topluca. belki sadece boya yaparak bu hissi geçirmeyi başarabilirim.
yorgun. milyonlarca eşya atıyorum odamdan. bi sürü kıyafet gitti. başka neler gidecek?
şu an hissettiğim en baskın his derin bi iç sıkıntısı. böyle olmamalıydı. herhangi birini düşününce tek hissedebildiğim şey bu. yapabilirim gibi gelmişti ama imkansız. düşünüce bile içim sıkılıor. ona haksızlık olması umrunda değildi yapacaktım ama yok. mide bulantısı.
eski zamanlarımın mekanları kendilerini deiştirseler de, verdikleri hisler deişmior. aynı bitmez iç sıkıntısı. iyi geceler sevgili istanbul. bütün acılarım ve yaralarım sokaklarına gömülü.
değiştirir dedin. değiştirmez dedim. değiştiriyor sanırım. en azından öyle görünüor burdan bakınca.

Cuma, Ocak 17, 2003

normal insanlar depresyon arifesinde saç kestirip boyatır, ben dolap toplayıp, blog düzenliorum.
yabdık bittiiii! bütün bu çalışmalar sırasında benimle beraber çile çeken sayın yase hanımefendiye saygıyı borç bilirim.
this site is under construction.

Perşembe, Ocak 16, 2003

odamı döktüm , eski kıyafetleri attım. bazılarını muhtemel evlatlarım için ayırdım. yarında gereksiz kağıtları atıcam. sonra gereksiz verilen önemlere gelecek sıra.
alıp başımı gidicem ya praga ya roma ya görücen gününü ey okur. kalıcan yannız başına buralarda böle aalıycan üzülcen burcuuu burcuuu die ama o artık başka semalardaki yıldızları selamlıo olucak. ayrıca kido muzlu süt. süper her derde deva. alayanları susturabilio. süfersin sen canım kido. senne çıkıcam ben.
Pour ne pas vivre seule, moi je vis avec toi
Je suis seule avec toi, tu es seul avec moi.
ayrica bi de tabi kaloriferi yakmak için açilmasi gereken balkon kapisinin anahtarini o kadar yüksee koyuolar ki almak için ziplamak zorunda kaliorum sinirleniorum. evet ziplamak dedim sayin kirca yannis duymadiniz. bide elf elifin kardesi var saim, amerikada okuo iste o, gelirken yarisini orda birakmis adam yaaa, nasi zayiflamis o kadar? bende istiorum.
sitemeter ımı deiştirdim. süferim.
şu ben yazarken bunları okuyan biri var. sitemeter dan gördüm. çok hoşuma gidio böle olması. merhaba ey okur. çok verimli bi günümdeyim. sürekli yazmak istior bu bünye bu gün.
geçen yaz bostancı lunaparkına gitmiştik. kadro şöleydi, ben , nil, avşar, ırmak -ki geç kalıp vapuru kaçırtmıştı, erdem, aslı - ki şimdi görünce selam vermeye tereddüt ediolar annamadım neden, sona da dağhan uramıştı. önce avşar ben nil ırmak otobüste bi sürü maymunnuk yabdık die şoförden azar işitmiştik. sona elenmiştik bi sürü. aç gözlü veletler gibi ne bulsak yemiştik. of nefiz pamuk helva felam vardı. sona eve dönüp ırmak la erdemin doomgünü hediyelerini yabmıştık. sona ben o pazar işte doom günü kutlaması için yazlıktan dönerken, kulaamda björk yoga çalıodu ve tam şarkı başladığı sırada yağmur başlamıştı çok güzeldi. her şeyiyle güzeldi sanırım bu yaz evet. ayrıca bkz. yağmur beni daha çok sever avşar bey biz daha eski dostuz.
elif mail atmış. cimcim olan. burcu naaber die. yani süfer bi hatun bakar mısınız. 2 aydır mailleşmioduk. ben ne yazıcaamı bilemedimden yasmıodum. burcu naber yasmış. hayat bu kadar basit olmalı işte. süfersin elif. çimdiriorum seni .
beni bi frp ustası sanan ve sürekli arayarak turnuvalara çağıran bi arkadaşım var. arayıp şey falan dio: ya burcu bak senin de gelme ihtimalini söyledim, organizasyonu yapanlar çok heyecanlandı. yani senin gibi oynayan kaç kız var ki sonuçta? hayır şimdi eyvalla güzel bişe insanları heyecanlandırmak ama sorun şu ki ben hayatımda frp oynamadım, üstüne üstlük, frp oynanırken seretmedim bile . ki seredilmez yani nie seredilsin? ama okudum orası ayrı. fantastik kurguda ii biiliirim. yani. bayaa bilirim ama beni bir kere oynarken görmemiş bi insan var burada evet aynı insan dan bahsediyorum, bilakis kendisidir burada mevzu bahis, adımı frp oyuncuları arasında bir efsane yabıor neredeyse: süper oynuo abiiiii, öle her turnuvaya gelmez. e bana yasık diil mi ama bu baskı, bu sorumluluk, bu perhiz, bu lahana turşusu?
yani şimdi hava güsel ama içerisi biras souk gibi. kaloriferi yakmak gerekir mi gerekmes mi? yani sonuçta donmuorum ama üşüorum ama bu benne alakalı bişise mesela? ya hava göründüü kadar güzelse ve işe gelen dier insanlar pişerse? ya ben sadece kendi kansızlıım yüzündne doğalgaz faturasına bi 50 milyon eklersem? bunların hesbaını kim sorucak? bu çelişkiyi kim çözecek kim? yok mu bir babayiğit, bir beyaz atlı prens, bir tantunici, bir kahve eşi, ya da efendime söliiim eli yüzü düzgn, fazla uzun boylu olmayan, tercihen akrep burcu -ikizler olmasın yeter aslında- becerikli olduu kadra duyarlı ve anlayışlı bir adem evladı haaaaa? yok mu?
lale bana link vermiş. süfer. heb burcudan buluolar sanırım beni yani böle aaa linkimi koymuş die şaşırınca bakıp burcuyuda görüorum tam o esnada. süfersin burcu! ayrıca yani sana o gün nargile nispeti yabdım evet ama yani o karlı ve yaaşlı souk günde canımı deliler gibi nargile çektirmiştin ve yatama ağlamaklı gitmiştim. yani bunun bi bedeli olmalıydı. ayrıca sen en son çizgi filme bensiodun hala bensio musun?
bi de yasemin in böle renk renk yazdıı isim nedir yani kimdir? ya da hatırlar gibiyim kim olduunu ama niye yani? yase, huhu?

Çarşamba, Ocak 15, 2003

üç güm uymak istiyorum. ama tabiki uyumıycam. uykusuzluk probleminden uzun süre çekmiş biri olmama rağmen hala daha uzun süre uyumayı, gündüz uyumayı, vakitkaybı gibi görüyorum. evet ben. ben yabıorum bunu.
firuzan tınısı çok güsel bi isim. keşke benim olsaydı
işle ilgili çok motiveyim. zaten seviorum işimi. firuz a da söledim. böle sabahları işe gelmek ve 8 de gloria jeans de kahve içmek istiorum. ayrıca tabiki nefret edilesi insandan nefret ediorum ama bu onun sorunu benim deiil. napabilirim ki. ööle biri olmasaymış.
bi de kahve güzeldi evet. ama daha güzel olabilirdi. biliosun.
hayatımda özlenebilecek günler olmasını seviyorum.
üni mezuniyet balom ne hoş geçmişti. gerçi krizle başlamıştı. evde I konw it's over ve heaven knows I'm miserable now la ağlayarak gitmişti. sonra deli gibi dansetmiştim. çıplak ayak çimlerde. sabah dörde kadar. sonra emek bana yurttan kıyafet vermişti. manzarada banklarda mehmetin kucağında uyumuştuk. sonra vosvosla mehmetlere gidip ikimiz öbür arabayı alıp geri dönmüş, insanları alıp sarıyer börekçisine gitmiştik. sonra mehmet beni arabayla eve bırakmıştı, saat sekizi geçiodu, yolda işe giden babamla karşılaşmıştım. ne kadar güsel bir gece ve ne kadar güsel bi sabahtı.
I'm lost but I'm not stranged yet.
sonunda bitti. annamadım ben pek ama. bitti yani sonuçta.

Pazartesi, Ocak 13, 2003

çünkü ben kayboldum. geri dönmem imkansız.
hayatımda heyecan yok gerginlik kaynakları var. değişmiyor işte. ne kadar debelensen o kadar batıyorsun. ve sonra miden bulanıyor. neden durup dinlenemiyorum?
bu aralar hep düşmek üzeren yada kaybolmuş hissediyorum kendimi. kaybolmuş, ve nereye gideceğini bilmeyen biri gibi. yani herhangi bir doğru yol yokmuş gibi. ya düşüyor ama yere çarpamıyor gibi.
bi balon olabilsem ufacık bi delik olsa, yavaş yavaş sönebilsem.
peki neden hala sürüyor bu ne idüğü belirsiz his?
sumru muhteşem olmuş. bende bi ara üşenmeyip deişicem. sıkıldınıs benden biliorum itiras istemes.
evde kaldım aratmışlar, tesadüf aratmışlar bi de ne idüğü belirsiz bişi aratmışlar ve ben tabikii.

Pazar, Ocak 12, 2003

büyü+patik ve kızıl saç aratmışlar beni bulmuşlar.
dominant ruh halim, the scientist şarkısını dinlerken hissettiklerimden oluşsun istiyorum.
Il n'a y a pas d'amour heureux.
bacaam kopucak. ayrıca 8 kadın çok hoştu bence. yıllar önce serettim bi oyunu hatırlattı. müzikler de iyiydi. sözleri. ama bulamadım netten.

Cumartesi, Ocak 11, 2003

yatağa yatınca basıcak düşünceleri düşünüp gerildiim günlerden nefret ediorum. evet.
büşra yok. büşşşraaa yok. bü-ş-ra yok. büşra yokkkkk. b ü ş r a y o k .
muzlu süt diorum. annamıosunuz. ayrıca markadan markaya deişio tatları ben şahsen en çok kido seviorum. üstünde teniz raketiyle inek ver. saçma ama leziz.
ben çağrıyla asteriks e gitmek istiorum
ihtimallerden vazgeçmek de sızlatabiliyor insanın içini. belki aptalca ama böylesi daha korunaklı ve daha kolay. böyle olduğu için iyi hissediyorum. sanırım.
bi de gerçekten gandalf ın geri dönüşü gibiydi teşekkürler.
sanırım bu isteğimi daha önce de belirttim ama ben kendi kendimi kapatabileceğim bir düğme istiyorum.
ne kadar zordu son bir kaç gün. ayrıca birileri bana sarhoşken susmayı öğretmeli.
burcu güzel aratmışlar beni bulmuşlar. güzel bir burcu değilim.
bi de o kadar "teşhir" etmiyorum sanırım kendimi. misafir odamın başka bir sakini hangi okulda okuduğumu sormuş.
misafir odam da uyuya kalan sayın arda bey/hanım eğer bana mail adresinizi ulaştırırsanız bir şekilde, sanırım sorularınızın cevabını verebilirim. ama başlangıç olarak; buradan herhangi bir kazancım ya da sizin tabirinizle reyting kaygım yok. evet belki bir çeşit bbg olabilir ama kendimden başka kimsenin kişilik haklarıyla uğraşmıyorum. ilginç olmak ve okur toplamak gibi bir kaygım da yok. ben sadece ne hissediyorsam onu yazıyorum. bu blog madyatik olmak, ün kazanmak ya da artık sizin aklınızdaki her ne ise onu yapmak için değil. beğenmeyen okumaz evet böyle düşünüyorum ama halk istedi ben yaptım gibi bişi yok. olamaz ya da neden olsun? burası günde maksimum 10 kişinin okuduğu en az sekizinin de benim yakın arkadaşlarımın oluşturduğu bir sayfa. ve evet bazı şeyleri buraya yazarak, onları gerçek şeyler olmaktan çıkartarak başediyorum ben kendi acılarımla. sanırım beni bazı şeylerle itham etmeden önce bana ulaşmayı ve sormayı denemeliydiniz. teşekkür ediyorum ben.

Cuma, Ocak 10, 2003

içimden hiç yazmak gelmio. yorganı kafama çekip günlerce uyuyasım var.
hobhob ayrıca sınavlarım bitti. kalıcam dediim dersten feci bi şekilde not yükselticem gibi. bi de bi de, bi tane ödev kaldı o kadar.
başım bulanıo. işteyim. zor bi gün olucak ama yani olması gerekio artık. di mi sayın kırca?

Çarşamba, Ocak 08, 2003

bi de süper bi okur maili gelmiş çok mutlu oldum. negsel.
ayrıca hayatımda yer edinme ihtiyacı olan erkeklerin ilk iş olarak arkadaşlarıma saldırmalarını hiç bir zaman anlamadım ve anlayamam. ayrıca bu sayfayı okuyor da olabilirsin. yani bu da mümkün.
sadece bir tane kaldı. sonrası ödev. bana melek diyenlerden biriyle uzun bir aradan sonra bir karşılaşma bekliyor beni. neler olacak bilmiyorum. ama tam aklımın karıştığı şu zamanda, üstelik melek diyerek bana tekrar hayatımda belirivermesi çok ilginç. artık hiç melek değilim ben. hayal kırıklığına uğrayacak. necla teyze dün fal bakarken söyledi ve şok oldum doğruydu çünkü; kendini artık daha katı hissediyorsun dedi. bu son olay seni büyütmüş dedi. katı hissediyorum evet. melek değilim ben ve olmadım. melekler yumuşak olur.

Salı, Ocak 07, 2003

ayrıca cuma sandıım sınav perşembeymiş ben ağlamıyımda kimler ağlasın?
ayrıca süperim bilgisayarım yok şu an ama, okuldan nete girip sınav sonrası blogları okuyup, blagımla ilgilendim. süferim ben yaaa.
ayrıca 1 de yatıp 4 de kalkıp, konuları bitirip, bi saat geri uyudum sona şimdi okulda çalışıcam. geçen sene çalışıp girmediim, çalışmayıp girmediim, haberim bile olmadan geçip giden sınavları düşününce kendimle gurur duymuyorum da napıorum? gurur duyuyorum tabi, salak olmıyalım sayın okur.
abuk subuk rüyalar gördüm bi tanesi şöyleydi:
-hederey, hederöy avşar?
-ataol behramoğlu.
-hımmm
evet bu repliklerden oluşuyordu. bi de ben seymen ağayla evliydim, o beni özcan denizden kıskanıodu ben nurgül yeşilçayla yemek yiodum sona annem benden nefret edio nası olsa die tuçeyle günü birlik prag a gidioduk. bütün bunları uyuymuycam dediim 3 saatlik ööle uykusunda gördüm.
uğur bana noel için kart göndermiş. ben hatırlatmadan kutlayan ilk insan. zaten çıkarken de öyleydi. nası şeker yaaa. nası nil in favorisi olmasın? adam hala süper düşünceli. iyi ki çıkmışım oh canıma değsin. canım eski sevgilim benim.
kapadokya da burcu kaya die otel varmış ne garip.

Pazartesi, Ocak 06, 2003

ayrıca yeni link ekledi süfer. gidin sevin sevdirin. hadi bakiim. hadi aaaa nazlanma amaaaa.
bu gün bayram. bizim noel yani. annemle abim ablamın mezarını ziyarete gittiler. ben evdeyim. çok yorgunum ama uyuyamayacak kadar bulanık kafam. bu hafta bir mezar ziyareti de ben yapacağım. yani biz. nasıl olacak bilmiyorum. ve avşara bunu yapıyor olmam ne kadar doğru. belki de o kapıda falan bekler bilmiyorum. sonuçta buna katlanmak zorunda değil. şimdi böyle yazdım diye kızıcak muhtemelen, kızıcaksın dimi? ama napiim. bence öyle. bunu yaşamak zorunda bırakılmamalı kendi seçimi dışında kimse. yani beni önemsediğin için bunu yapmak zorunda kalmamalısın. ama sanırım biraz bencilce davranarak bunu senden istedim. sen de evet dedin. ama yani geri alınabilir bişe biliosun. ayrıca böle blog üzerinden haberleşmenin de hastasıyım.
kendime ait yaşayan herhangi birinin bilmediği şeyleri biliyor olmak zaman zaman bana tuhaf bir haz veriyor.
maddesel anlamda free fall yapabilmek için ne kadar uğraştığım düşünülürse, ruhsal anlamda bir free fall u yapmamın ne kadar imkansız olduğu alenen anlaşılır kanaatindeyim.
bi de şunu farkettim ilişki dendiği zaman bende yoğun olarak beliren tek his, birini taşımak zorunluluğu. ve bundan doğan derin sıkıntı. iki his oldu aslında. ama annadınız siz beniiii. sizi gidi siziii. ne hinsiniz var ya siz. sizden korkulur vallahi!
lamb in gabriel şarkısına feci taktım. benim melek diye niteleyebileceğim birisi olsa hayatımda adını ne koyardım? ne yakışırdı ona? bana melek diyen insanlar oldu -ki çoğunlukla bundan hoşlanmadım. ama ben kimseye melek ya da ne biliyim meleğim demedim. hiç başka birine kendimden çok ihtiyaç duymadım. hiç bi zaman çok ihtiyacım olsa bile, istediğimden daha çok yardım edilmesine izin vermedim. hiç bir zaman kendimi birinin kollarına tamamen bırakmadım. o kadar cesur olamadım. yani uçmak için başkasının kanatlarına, sevmek için başkasının kalbine, parlamak için başkasının ışığına... bilmiyorum. aslında isterdim böyle yapabilmiş olmak. yapabileceğimi umduğum zamanlar olmuştu. evet.
icq yu başka bilgisayarda açınca listeni böle hıbırıp die emerek kendine gelmesini bi de yeni açılmış kahvenin kokusunu seviyourm süper ikiside.
peki benim allaan 7.30 unda iş yerinde naaptımı kim sölicek?
bi de acaba misafir odasında uyuya kalan minibüs şoförü kim?
mum kursu, mizik, mum yapmak, aranmış ben bulunmuşum. süper. bi de sitemeter da ip yerine serhat, izzet gibi isimler yazılı okuyanlar var ilginç bi durum.

Cuma, Ocak 03, 2003

merhaba erinç! takıntın olmak gururumu okşadı. yani gururumuzu, blog ımın ve benim. bilare sana link vericem. bi itirazın varsa iletirsin. saygılar sunuorum ben burdan.
fransızca öreniorum ve psychopathology aratmışlar bendenizi bulmuşlar.
I can fly but I want his wings. I can shine even in the darkness but I crave the light that he brings. Revel in the songs that he sings
I can love but I need his heart. I am strong even on my own but from him I never want to part .He's been there since the very start

işte böyle şeyler söylenebilecek biri olmalı hakkında.
acaba neden şarkılarda ki melekleri isimleri var?
bkz. dominik ve gebriyıl.
ayrıca dişçinin günün gergin olup olmadıını annayabilmesi kadar ilginç bi olay da, barışla sumruyu bakırköyde görmem di. ilginç ti. evet . il gin ç ti.
dönüşte de dolmuşta bacaamı elliyen adamı tokatladım.
dişçime anestezi almadan dayandım. zordu evet kabul ediyorum. ödül alarak kendime süper bir diş fırçası aldım. nefiz. oral-b. canım diş fırçam benim.
üf bi de utanmak nası bişeid unutmuşum hiç hoşuma gitmedi benim.
yani basit bir cevap var tabi ortada her zaman olduğu gibi ama ben her zaman olduğu gibi basit cevapları kabul edip mutlu mesut yaşamak yerine beyin mıncıklıorum kend kendime. aslında kötü mü? değil tabi. farklı bir sonuç da istemiyorum sahip olduğum sonuçtan. sadece sonuca götüren sebepleri anlamak ve çözümlemek istiyorum.
ortada bir durum var evet. ama sebep belirsiz. genelde böle durumlarda olduu gibi huzursuz ediyor bu durum beni. ve bu huzursuzluğun huzur kaynaklı olması da ayrı bir ikilem tabi.
yaşasın altıncı hislerimiz ve bize işaretler sunan evrenin muhteşem dengesi!
o kadar güzeldi ki. dolmuşun ön koltuğundaydım. gökyüzü bütün ihtişamıyla sereserpe yatıyordu önümde. önce haliç sonra evlerin ışıkları... sonra koyu bir turuncu ve giri bir lacivertin arasına serpiştirilmiş küçük umutlar gibi bulutlarıyla, insana varlığını derinlerde hissettiren gökyüzü... kulağımda I fly diye başlayan o muhteşem şarkı tam o anda peydah oldu ve ben, tüm sorunları, karmaşayı, günlerdir omuzlarıma binen ve beni ezen ağırlığı bir kenara attım. o anda beni geri çeken, yere bağlayan, geren ve üzen herşeyden kurtulduğumu ve özgür olduğumu hissettim. her şey insanın kendi elinde.

Perşembe, Ocak 02, 2003

Je me sens seulement. Et il n'y a personne qui a une raison de m'atteindre, s'inquiétant de moi, de m'aimer. Il y a juste les bras de la nuit attendant pour me tenir avant que je tombe.
La nuit a moi. La m'aime. Je l'adore.
of of daraldım ben nie ama ya?. 12 si yaklaşıo ondan mı acaba. bi sene olucak hala gidemedim. yalnız gitmeye korkuyorum. kimse gelsin ve bunu yaşasında istemiorum. sonuçta gidemiorum.
evet farkettiniz. artık 3. dilde de yayına başladım.
bien venue a ma solitude. Tu ne m'oublies jamais. Tu ne m'as jamais laissé seul.
çok yorgun ve enerjisiz hissediyorum bu gün.
neyse nil sakin ve yanımda şimdi.
neyse nil sakin ve yanımda şimdi.
avşar galiba ölüo, nil sinir krizi geçirio. ben işteyim hiç bişe yapamıorum of yaaaaaaaa
elifle fantasy role playing yabıos bi çeşit icq da çok komik.
bu elif var ya elif, elf olan süfer bişi yani, yeme de yanında yat.

Çarşamba, Ocak 01, 2003



işte bu benim işte.
azıcık uyudum uyudum sayılmaz bile sızdım daha çok bi kısım ama yani uykum yok. olsa bitecek bu sonu gelmez canı sıkıntısı. ne biçim çarşamba bu böle pazar günü gibi
yüz yirmi saat uraştım bi link koyucam die
yaseminin testinde galadriel çıktım bkz. benim için ne demişler:


So which LOTR woman are you? Hmm??

made by Michelle at EmptySpace.
spot beyaz eşya aranmış ve bendeniz çıkmışım. ne alaka ki?